Word of Mouth Marketing

Tuesday, August 28, 2007

Yüz Yılda Bir Karşılaşabilceğimiz Bir Değişimin Arifesindeyiz

Bildiğimiz pazarlama, endüstri devrimine reaksiyon olarak ortaya çıkmıştı. Kitlelere yönelik üretim yapmak,ister istemez kitlelere yönelik satış ve pazarlama kurguları yapmayı da beraberinde getirmişti. “Çok üret,herkesi hedefleyen rasyonel reklamlar yap, bu reklamları herkesin göreceği medya planlarıyla yayınla, malını da herkes satın alsın” düşüncesi çok uzun süre geçerliliğini korudu. Oysa endüstri devrimi geçeli çok oldu.

Devir artık bilginin, markaların, iletişimin ve deneyimlerin devri. Ekonominin rasyonaliteden deneyimlere kaydığı, kararların akılla değil, kalple alındığı durumlar dünyanın dört bir yanında her geçen gün daha yaygınlaşıyor. Bu gelişmeler, son otuz yıldır beynimizi inanılmaz bir yoğunlukla dolduran klasik pazarlamayı ve ona ait kavramları hızla anlamsızlaştırıyor. Ürünün ana özelliklerinden, tüketici davranışlarından ve/veya pazardaki rakip aktivitelerden bahseden klasik pazarlama düşüncesi ve bunun getirdiği uygulamalar, insanların kararları içerisindeki ağırlığı her geçen gün artan marka deneyimleri (“brand experiences”) karşısında gitgide anlamsızlaşıyor.

Labels:

Monday, August 27, 2007

Televizyon Koltuğunu İnternete Kaptırıyor :Yaşasın Sosyal Medya


'IBM Medya ve Eğlence Strateji ve Değişim Uygulamaları Başkanı Saul Berman , İnternet'in TV izlemenin yerini almaya başladığını, bunun her ne kadar televizyon programlarının artık anlamsız olduğunu göstermese de TV'nin sonuna işaret ettiğini belirtti. TV'lerin yerini alan internette en çok vakit geçirilen sayfalar ise daha çok YouTube, MySpace, Facebook gibi sosyal iletişim ve oyun sitelerinden oluşuyor.'

Labels:

Benim Söylediklerim Pek İnandırıcı Gelmiyor Olabilir , Dilerseniz Gerçekleri Bir de Ali Atıf Bir'den Dinleyin

''Televizyon reklamı bu kadar ucuz olmamalı

TÜRKİYE’de televizyon reklamı dünya fiyatlarıyla karşılaştırıldığında neredeyse kiloyla satılacak halde geldi...

"Tüccar işi ucuz" reklamların yarattığı kirlilik başta reklamı ucuzlatan reklamverenleri vurmaya başladı.

Düşünün milyonlarca dolar yatırılarak yaratılmış bir markanın reklamıyla, neredeyse merdiven altı üretim yapan bir firmanın reklamı aynı ekranda peşpeşe yayınlanıyor.

Markasına yıllardır yatırım yapan gerçek reklamveren televizyon reklam fiyatlarını yerlerde süründürmenin cezasını iki şekilde ödüyor.

Bir, hiç de hak etmeyen firmaları kendine rakip yapıp pazar payı kaybediyor. İki televizyonu kirletip kendi reklamının etkisini azaltıyor.

Bu markaların esas sahiplerinin suçu değil... Onlar adına "bu işi biliyorum" diye televizyonlarla pazarlık edenlerin suçu...

Bence patronlar durumu tekrar bir gözden geçirseler iyi olur. Sırtlarından bıçaklanıyorlar haberleri yok.

Her indirim onlara aynı zamanda birkaç puan pazar payına patlıyor. Bir hesap etsinler bakalım gelen gidene değiyor mu?''

Labels:


 

View My Stats